Tolunoğulları Devleti |Türklerin Mısır’daki Hakimiyeti (Tolunlular)

Sıradaki içerik:

YKS Başvuru 2020’de dikkat edilmesi gerekenler!

e
sv

Tolunoğulları Devleti |Türklerin Mısır’daki Hakimiyeti (Tolunlular)

avatar

Muharrir

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

tolunogullari-devleti

Tolunoğulları Devleti, babasının konumu nedeniyle idarecilik ve askeriyenin içerisinde doğup büyüyen Ahmed b. Tolun tarafından kurulan yarı-bağımsız Türk Devletidir. Tolunoğulları Devleti, bağımsızlığını ilan ettiği dönemden itibaren dış ilişkileri itibari ile Abbasi Hilafetine bağlı kaldı.

Tolunoğulları Devleti’nin 868 yılında başlayan Mısır Hâkimiyeti 905 yılında sona ermiştir. (h. 254-292)

En eski Müslüman Türk Devleti olmasına rağmen ilk Müslüman-Türk Devleti olarak zikredilmemesinin sebebi bağımsızlık konusunda sahip olduğu karakterdir.

Tolunoğulları Devleti, iç ilişkilerde kurduğu hakimiyeti dış ilişkilerde tam olarak kuramamıştı. Bağımsızlığın sembolü olan kendi adına para bastırma eylemini gerçekleştirmiş fakat devlet Başkanı’nın adı sikkelerde halife ile birlikte yer almıştı. Hutbelerde Ahmed b. Tolun’un adı zikrediliyordu fakat Halife ile birlikte zikrediliyordu.

Tulunîler ya da Tolunlular isimleriyle de anılan Tolunoğulları; Mısır, Suriye ve Filistin bölgeleri gibi stratejik öneme sahip olan topraklarda hüküm sürdü.

Kurucusu Ahmed b. Tolun dönemi | Ahmed b. Tolun kimdir?

Dokuz Oğuz Türkleri soyundan gelen Tolun, Buhârâlıdır. Dönemin önemli komutanlarından olan Tolun dönemin Sâmânî Valisi Nuh b. Esed tarafından 815-816 yıllarında Hilafetin Merkezine, Halife Me’mun’un yanına gönderildi. Çok geçmeden itibarlı bir konum yakalayan Tolun, idarecilikte saygınlık kazandı.

835 yılında Bağdat’ta dünyaya gelen oğlu Ahmed’i de alarak Sâmerra’ya yerleşti.

Tolun’un oğlu Ahmed Dinî ve askerî eğitimine çocuklu yaşlarda burada başladı ve kendini geliştirdi. İlme ve cihada olan merakı nedeniyle bu alanlara ilgi duyarak polemikten uzak durmayı tercih etti. Henüz 19 yaşında bir delikanlı iken 854 yılında dönemin Halifesi Mütevekkil Ahmed’e babasının yürüttüğü komutanlık ve beylik görevlerini üstlenmesini teklif etti. Fakat o siyaset ve idareden uzak kalmayı tercih etti. Sadece sınır boylarında gaza etmek arzusuna sahipti.

Gaza arzusunu gerçekleştirmeye muvaffak olan Ahmed b. Tolun uzun süre cihadlara katıldı. Gittiği bölgelerde Aynı zamanda ilmî eğitimini de ihmal etmedi. Çeşitli ülkelerden gelen birçok âlim ile görüştü, onların meclislerinde bulunarak onlardan istifade etti.

Tolunoğulları Devleti’nin temellerinin oluşumu ve Ahmed b. Tolun’un yükselişi

862 yılında Samerra’ya döndüğünde Abbasi Halifesi Müstain’in gözüne girmeyi başardı. Bu sayede artık sarayda nüfuz sahibi ve itibarlı biri konumuna yükseldi. 4 yıl sonra 866 yılında Halife Müstain görevinden azledilmiş ve Vâsıt’a sürgün edildi. Ahmed b. Tolun’da onunla birlikte Vâsıt’a geldi.

Ahmed b. Tolun’un üvey babası Bayık Bey devlet idaresinde söz sahibi bir idareciydi. Müstain’in yerine Hilafet görevine gelen Mu’tez, Bayık Bey’i merkezden uzaklaştırmak niyetiyle Mısır’a Vâli olarak görevlendirdi. Bayık Bey Mısır’a gitmek istemediği için yerine Ahmed b. Tolun’u Nâib olarak Mısır’a göndermek istedi.

Ahmed b. Tolun’un Mısır’a gelişi ve Mısır’a hâkim oluşu

Ahmed, siyasi karışıklıklardan uzak durmak amacıyla Bayık Bey’in sunduğu teklifi kabul etti. 15 Eylül 868 tarihinde Mısır’a gitti. Mısır’a geldiğinde karşılaştığı problemleri çözdü. Beytülmâl ile ilgili ve Berîd bölgesi ile ilgili mücadelelerini başarı ile neticelendirdi.

Tam bu dönemde Hilâfet Merkezi’nde ortaya çıkan sorunlar nedeniyle Ahmed’in Mısır’da vekili olduğu Bayık Bey görevinden uzaklaştırıldı ve 870 tarihinde öldürüldü. Bunun ardından Mısır Valisi olarak Ahmed b. Tolun’un Kayınpederi Yârcûh et-Türkî atandı. O da Bayık Bey gibi Mısır’a gitmemeyi tercih ederek vekil olarak Ahmed b. Tolun’u tayin etti. Yârcûh et-Türkî aynı zamanda Berkâ ve İskenderiye bölgesinin de idaresini elinde bulunduruyordu. Bu bölgelerin de idaresini eline alan Ahmed b. Tolun dolayısıyla da Tolunoğulları Devleti gittikçe güçleniyordu.

Tolunoğulları Devletinin ordusu ve el-Katâî şehrinin kuruluşu

870 yılında Halife Mu’tez’in öldürülmesi ve yerine Mühtedi-Billah’ın geçmesi ile Abbasi Hilafet Merkezi’nde ciddi bir karışıklık meydana geldi. Merkezi otoritenin hâkim olmadığı bir andan yararlanmak isteyen İsa b. Şeyh büyük bir isyan başlattı. İsyanda Dımaşk işgal edildi. Ahmed b. Tolun Halife tarafından isyanı yatıştırmak için görevlendirildi.

İsyan için büyük bir ordu hazırlayan Ahmed b. Tolun’un emrindeki Tolunoğulları ordusundaki askerlerin sayısı 100.000 civarında idi. Bu sırada karışıklıkların devam ettiği Abbasi Hilafetinde Mühtedi-Billah’ta Halifelik görevinden azledilmiş yerine Mu’temid-Alellah hilafet koltuğuna oturmuştu.

Ahmed b. Tolun tarafından kurulmuş el-Katai şehrinin merkezinde yer alan Tolunoğulları (İbn Tolun) Camii

Ahmed b. Tolun tarafından kurulmuş el-Katai şehrinin merkezinde yer alan Tolunoğulları (İbn Tolun) Camii

Büyük bir orduya sahip olan Ahmed b. Tolun bu askerlerini yerleştireceği bir yer ve aynı zamanda yönetim merkezi olarak planladığı bir şehir kurmaya karar verdi. Samerra örneği baz alınarak kurulan bu şehir, Fûstat’ın kuzeydoğusunda Yeşkûr dağının eteğinde kuruldu. Şehre el-Katâî ismi verildi.

Ahmed b. Tolun şehrin merkezine İbn Tolun isminde bir cami inşa ettirdi. Camii yanına ise bir de saray yaptırarak idare merkezi olarak bu sarayı tercih etti. Daha öncesinde idare merkezi el-Asker bölgesi idi.

Tolunoğulları Devletinin Abbasi Hilafeti ile arasının açılması ve bağımsızlık

Mu’temid’in Halife olması Ahmed b. Tolun’u daha da güçlendirmişti. Çünkü Mu’temid Ahmed b. Tolun’a yeni sorumluluklar ve özgürlük alanı kazandırmıştı. Mısır Beytülmâl idaresi ve Berîd bölgesinin sorumluluğuna sahip olan Ahmed b. Tolun’a bir süre sonra Şam bölgesinin idaresi de teslim edilmişti. Tüm bu yetkilerin verilmesinin ardından tarihler 876 yılını gösterdiğinde Ahmet b. Tolun yönetimindeki Tolunoğulları Mısır’da tek başına Hâkim bir konuma geldi.

Hilâfet Merkezi’nde yaşanan sorunlar bu dönemde de devam etmekteydi. Basra’da Zenc isyanı ve Fars bölgesinde sorun olan Saffariler ile uğraşan Abbasi Hilafeti, Ahmed b. Tolun’dan yardım istedi. Zenc isyanı nedeniyle maddî olarak talep edilen bu yardıma Ahmed b. Tolun istenilen şekilde karşılık vermedi. İstenen yardım miktarının daha altında bir miktar ile mukabele edince bu durum Abbasi Hilafetinin gücüne gitti.

873 yılında Musa b. Boğa el-Kebîr kumandasında bir ordu ile Mısır’a gidildi. Ahmed’in aldığı savunma tedbirleri Musa kumandanlığındaki bu orduyu Rakka’dan daha öteye geçirmemişti. Tolunoğulları sınırlarına doğru bir türlü ilerleyemeyen ordu 10 ay sonra geri döndü.

Abbasi ordusuna karşı koymayı başaran Ahmed b. Tolun artık bir hükümdardı. Tolunoğulları Devletinde halifenin adı yalnızca hutbelerde geçiyor ve paraların üzerinde bulunuyordu.

Tolunoğulları Devleti Mısır'da kurulmuş halkı Türk olmayan fakat yöneticisi Türk olan bir Müslüman-Türk Devleti'dir. Kurucusu Ahmed b. Tolun Türk asıllıdır.

Tolunoğulları Devleti Mısır’da kurulmuş halkı Türk olmayan fakat yöneticisi Türk olan bir Müslüman-Türk Devleti’dir. Kurucusu Ahmed b. Tolun Türk asıllıdır.

Antakya, Hutbelerdeki değişiklik, ve Tolunoğulları adına para basılması

Bölgedeki hakimiyetini gittikçe güçlendiren Tolunoğulları devleti hükümdarı Ahmed b. Tolun’a birçok vali tabi olmuştu. 878 yılında Dımaşk Valisi olarak görev yapan Ali b. Amâcur et-Türkî, Ahmed b. Tolun’a tabi olacağını ve hutbelerde adını zikredeceğini söylemişti. Remle, Hıms ve Hama Valileri de aynı şekilde hutbelerde Ahmed’in adını zikrettiler.

Antakya bölgesinde uzun zaman devam eden Muhasara netice vermiş ve Antakya bölgesi Tolunoğulları eline geçmişti. Ahmed b. Tolun kendi adına para bastırma kararı almış ve 879 yılında bunu icra etmişti. Bastırılan sikkelerde Halife Mu’temid’in ve Ahmed b. Tolun’un adı yer alıyordu.

Tolunoğulları devletinin bastırdığı bu paraların darphaneleri Râfika, Mısır, Halep, Humus, Tânis ve Dımaşk’ta bulunuyordu.

Veliaht muvaffak ile mücadele

Veliaht muvaffak ile yaşanan sürtüşme sonucu Muvaffak Ahmed b. Tolun yerine Musul Valisi İshak b. Kundacık’ı getirmek istedi. Pratiğe koyulamayan bu kararın ardından ulema üzerinde etkisi bulunan Ahmed b. Tolun ve alimler Dımaşk’ta bir araya geldi ve Muvaffak veliahtlıktan azledildi. Bu olay Halife Mu’temid ile Ahmed b. Tolun arasında gerilim ortaya çıkardı.

Mekke seferi, Tarsus yenilgisi ve Ahmed’in ölümü

Yaşanan olaylardan sonra Mekke’yi idaresi altına almak isteyen Ahmed harekete geçti. Ordusu ile ilerlerken Halife veliahtı olan Muvaffak kuvvetlerine mağlup oldu. Bu yenilgi Ahmed b. Tolun’un çok ağırına gitmişti. Daha sonra adeta bu acıyı dindirmek niyetiyle Tarsus’a gözünü dikti fakat Tarsus Valisi tedbirli idi. Aldığı önlemler Tarsus Valisi Yazman’ın bölgeyi kaybetmemesinde ve mücadeleyi kazanmasında önemli rol oynadı. Bu mücadelede Ahmed’in ordusu yenildi ve geri çekildi. Üst üste gelen yenilgilere dayanamayan Ahmed b. Tolun hastalandı. Hastalandıktan sonra Adana’ya, Adana’dan Misis’e oradan da Farama’ya getirilen Ahmet son olarak kendi kurdurduğu şehir ve yönetimini idare merkezi olan el-Katâî’ye getirildi. Tedaviye alınan fakat yapılan tedavilere bir türlü cevap vermeyen Tolunoğulları hükümdarı Ahmed b. Tolun el-Katâî’de 884 yılında hayatını kaybetti.

Humâreveyh Dönemi (270/282/884-896)

Ahmed b. Tolun’dan sonra ülkenin başına gelen Humâreveyh, ilk olarak ağabeyi Abbas’ı öldürttü. Daha sonra Abbasi Devleti Şam bölgesini almak için harekete geçti. Abbasi ordularına karşı koymak zorunda olduğunun farkında olan Humâreveyh Abbasi kumandanı Muhammed b. Ebü’s-Sâc’ın kendisine katılmasıyla önemli bir destek buldu. el-Cezîre ve Musul’a kadar olan topraklar üzerinde hakimiyet kuran Tolunoğulları Devleti Abbasiler’i zor durumda bıraktı.

Abbasi ve Bizans Devletleri ile yapılan anlaşmalar

273 yılının Receb ayında (Aralık 886) yapılan anlaşma ile Abbasi Devleti Tolunoğulları Devleti’ni resmen tanımış oldu. Anlaşmaya göre Suriye, Filistin, Sugūr, Anadolu ve İrmîniye bölgeleriyle el-Cezîre’nin hakimiyeti 30 yıl süre ile Tolunoğulları devletine verilecekti. Tolunoğulları bu bölgelerin hakimiyeti karşılığında Abbasi Devleti’ne 300.000 dirhem vergi ödemeyi de bu anlaşma gereği kabul ediyordu.

Bizans’la mücadeleye başlayan Humâreveyh özellikle 280 (893) yılından itibaren Tolunoğulları devleti Bizans üzerine ordular gönderdi; bu mücadele 283’te (896) imzalanan bir barış antlaşmasıyla sona erdi. Halife Mu‘tazıd-Billâh, 14 Haziran 893’te Mısır’a yolladığı fermanla Fırat’tan Berka’ya kadar uzanan toprakları Humâreveyh’e yani Tolunoğulları hanedanına verdiğini bildirdi.

2’nci Hükümdar Humâreveyh’in ölümü

Tolunoğulları devletinin önemli kırılma noktası bu oldu. Ebü’l-Hasan Ali b. Ahmed el-Mâzerâî geçen zaman içinde idareyi Humâreveyh’in elinden almıştı. Gittikçe pasif bir konuma düşen Humâreveyh, hükümdarlığının 12. Yılında yani 896 senesinde geceleyin uyku esnasında öldürüldü.

Tolunoğulları Devleti yıkılışı (h. 292/905)

Humâreveyh’in öldürülmesinin ardından komutanlar arasında çıkan rekabet sonucu ordu da ayrı gruplaşmalar ortaya çıktı. Hanedan üyeleri saltanat için kavgaya tutuştu. Humâreveyh’ten sonra tahta çıkan Ceyş, Harun ve Şeyban b. Ahmed b. Tolun istikrar sağlayamayınca devlet yıkılma sürecine girdi. Bu dönemlerde Karmatîler’e karşı kaybedilen savaşın ardından devlet sahip olduğu eski gücü iyice yitirmeye başladı.

Mu’tazıd Billah’tan sonra Abbasi Halifesi olan Müktefi’nin gönderdiği ordu ile Suriye bölgesi kaybedildi. Aynı ordu daha sonra Fûstat’a girerek 905 yılında Tolunoğulları Hükümdarlığını sonlandırdı. Son hükümdar Şeyban b. Ahmed b. Tolun tahtta yalnızca 9 gün kalabilmiştir. Mücadele edemeyeceğini anlayınca emân dileyerek Abbasi Ordusuna teslim olmuştur.

Humâreveyh’in ölümünün ardından tahta gelen iki oğlu Ceyş b. Humâreveyh ve Harun b. Humâreveyh babaları kadar başarılı bir grafik çizemedikleri için kısa süre sonra Tolunoğulları devleti yıkılma sürecine girmiştir. Bu iki şahsın ardından göreve gelen Şeyban b. Ahmed b. Tolun ise sadece 9 gün görevde kalabilmiş ve ardından çıkan savaşta Abbasi Halifesi’ne ait orduya teslim olmuştur.

Abbasi Devleti ordusu el-Katâî şehrini tahrip etmiştir. Şehirde birçok yeri yağmalayan ordu Sadece Tolunoğulları camiine zarar vermemiştir. Şeyban ve ailesi Bağdat’a gönderilmiş ve böylece Tolunoğulları Hükümdarlığı son bulmuştur.

Tolunoğulları dönemi genel değerlendirmesi

Genel bir değerlendirme yapacak olursak Tolunoğulları Devleti Mısır’da Türklerin hüküm sürmesini başlatan devlettir. Tolunoğulları kurucusu Ahmed b. Tolun adaletli oluşu, herkese iyi davranışı ile gönülleri de fethetmiş önemli bir Türk Hükümdardır.

Asla polemik içerisine girmek istememiş daima ilim ve cihad ile meşgul olmayı tercih etmiştir. Bu özelliği dolayısıyla saygınlık ve itibar kazanmıştır. Kendisini vali vekili olarak Mısır’a göndermek isteyen Üvey Babası Bayık Bey’in bu tercihini de sırf siyasi kargaşalardan uzak durmak amacı ile kabul etmiştir.

İyi bir asker olan Ahmed b. Tolun ciddi anlamda ilim ile de meşgul olmuştur.

Bu dönem Türklerin Abbasi idaresinde söz sahibi olmasında önemli katkı sağlamıştır.

Bölgede yaşayan insanları açısından Türk olmayan fakat Türk bir Devlet yöneticisi tarafından yönetilen Tolunoğulları bu anlamda örneği az olan bir devlettir.

TOLUNOĞULLARI DÖNEMİNDEKİ REFAH SEVİYESİ

Ahmed b. Tolun ve oğlu Humâreveyh’in Devlet Başkanı olduğu dönemde birçok anlamda huzurlu bir yaşantı sürülmesi görülmektedir. Refah açısından, ilim ve bilgi açısından, kültürel ve mimari faaliyetler açısından oldukça zengin bir dönem yaşanmıştır. Edebiyat alanında birçok çalışmalar yapılmış ve birçok edebi eser ortaya çıkmıştır.

Bu dönemde ticaret açısından da oldukça parlak bir süreç yaşanmıştır. Ahmed b. Tolun dönemi Mısır’ın en ferah içerisinde yaşadığı dönemlerden birisi olarak bilinmektedir.

Bu dönemde ekonomide görülen canlılık ciddi bir önem taşımaktadır. Tarım faaliyetleri açısından da ilerlemeler kaydedilmiş sulama faaliyetleri alanında getirilen yenilikler sayesinde birçok alan tarım yapılabilir konuma getirilmiştir. Yeni sulama kanalları oluşturulması bu dönemde yapılan önemli gelişmelerdendir.

Dokumacılık ve el sanatları alanında da bu dönemde yapılan eserlere rastlanmaktadır.

Ahmed b. Tolun tarafından kurulan el-Katai şehrinde önemli bir çarşı inşa ettirilmiştir. Bu çarşı da sabun, şeker ve savaş aletleri yapımı konusunda gelişme kaydedilmiştir.

Ahmed b. Tolun nakliye işlemlerinde kullanılmak üzere gemi ve kayık üretimi de yaptırmıştır. Tolunoğulları kendini bu alanda da geliştirmiştir.

Abbasi idaresinde görülen boşluklar

Abbasi Devleti kurulduğu zamandan itibaren sürekli taht kavgaları ve iç karışıklıklar ile mücadele etmiştir. Bunun sebebi olarak Emevi Devleti’ne ihtilal yaparken birçok farklı gruptan yardım alması gösterilmektedir. İhtilal yaparak hüküm sürelerine son verdikleri Emevi Devleti’nden farklı olarak merkezi otorite konusunda ciddi boşluklar yaşanmıştır.

Ülke sınırları genişledikçe yönetme konusunda iyice zaafa düşen Abbasi Devleti’nde merkezi otorite bu dönemde iyice zayıflamıştır.

Fethedilen toprakların yönetiminin verildiği valileri yönlendirmede sıkıntılar yaşayan Abbasi Devleti bu valiler tarafından birçok kez ihanete uğramıştır. Devletin ilerleyen zamanlarında valilerin yönettiği topraklardan birçok küçük devletçik çıkmıştır.

VALİ VEKİLİ İKEN DEVLET KURDU: TOLUNOĞULLARI

Bu devletlerin en önemlisi yarı bağımsız da olsa Tolunoğulları Devletidir. İyi bir komutan olan Tolun’un oğlu olarak Hilafet Sarayı’nda söz sahibi olmayı başaran Ahmed Vali vekili olarak gittiği Mısır topraklarında Müslüman Türk Devleti olan Tolunoğulları Devleti’ni kurmuştur.

Mısır’da kendi otoriterliğini, askeri tecrübesini konuşturan Ahmed b. Tolun kısa sürede ciddi bir çevre edinip bölgede söz sahibi olmayı başarmıştır. Devlet hazinesi olan Beytülmal ve Mısır’a bağlı bölgelerde kısa sürede Tolunoğulları hakimiyetine geçirmeyi başarmıştır.

Zaman içerisinde de zayıflayan ve taht çekişmelerinden bir türlü önünü göremez hale gelen Abbasi Devleti’nin bu halinden yararlanıp Mısır’da Tolunoğulları bağımsızlığını ilan etmiştir.

Tolunoğulları Devleti karakter itibari ile yarı bağımsız bir Müslüman Türk Devletidir. Tarih itibari kurulan en eski Müslüman-Türk Devleti olmasına rağmen bu özelliğinden dolayı ilk olarak kabul edilmemektedir. Tamamen bağımsız olarak kurulan İtil Volga Bulgar Hanlığı tarihte Müslüman olarak kurulan ilk Türk Devleti olarak kabul edilmektedir.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli